• Donald Trump Gerçekleri

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) Bir Günlük Beslenme Stili

    Hayatın akışı içinde çoğu zaman beslenmemize dikkat  edemediğimizden veya sağlıksız beslendiğimizden yakınıyoruz. İdeal bir beslenme tarzı nasıl olmalıdır? Bununla ilgili çalışan pek çok uzman doktor arkadaşlarımız var. Ancak ben bu yazımda yeme-içme tarzı koruyucu hekimliğin temel prensiplerini oluşturan ve ideal beslenme için bizlere emsalsiz bir örnek sunan Yüce Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v)’in beslenme stilini anlatmaya çalışacağım.

    Hz. Peygamberin beslenme stilinde öne çıkan bir husus, sadece Arap Yarımadasında yetişen değil, o coğrafyada yetişmeyen ve ülke dışından gelen ürünleri de -elma, hardal, mercimek ve balıkciğeri bunlardandır- kullanmış olmasıdır. Bu beslenme stilinin çevre koşullarına bağlı gelişmediğini ve hikmetle seçilerek oluşturulduğunu ifade etmek isterim.

    1) Hz. Peygamberin sabahları aldığı ilk besin maddesi, bal şerbetiydi. Bir bardak suda, bir kaşık balı eritir ve içerdi.

organik-bal-kackar

    Sabah aç karna alınan bal şerbetinin sindirim sistemini harekete geçirmesiyle birlikte, bağırsak hareketi düzenli bir şekilde çalışmaya başlıyor, baldaki şeker, hormon, vitamin, madensel tuzlar ve henüz keşfedilmemiş bileşenler doğrudan doğruya emilerek kana karışıyor.

    Hz. Muhammed bir hadisinde “İki şeyde şifa arayınız: Kuran ve bal.” demektedir.

    Nahl suresinde ise “Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: ‘Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin. Sonra her çeşit meyveden ye; sonra da Rabbinin gösterdiği yollara gir.’ Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet çıkar ki onlarda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için ibret vardır.” denmektedir.

images    Balla ilgili yapılan araştırmalar, balın pek çok sağlık sorununda işe yarayan mucize bir besin olduğunu göstermektedir. 1937’de Almanya’da ve 1962’de ABD’de yapılan araştırmalar balın aynı zamanda bakterileri öldürücü etkisi olduğunu da göstermektedir (Aydüz, 2011).

    Yeni Zelanda Waikato Üniversitesi’nden Prof. Peter Molan yirmi yıldır balla ilgili araştırmalar yapan bir hekim. “Balın Faydalarını Araştırma Merkezi” adında bir de merkez kurmuştur. Araştırmalara göre balın iltihapları temizleme, yara ve yanıkları tedavi etme özellikleri vardır.

    Aslında kaçırdığımız önemli hususlardan biri de Kuran’da geçen ifadenin “bal” değil, arının karnından çıkan renkli bir şerbet ifadesi olmasıdır. Buradan anlıyoruz ki arının sadece balı değil, arı sütü, polen, arı zehri gibi diğer maddeleri de sağlığımız için şifadır. Balın içerisinde insan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün vitaminler ve madenler bulunmaktadır. Bunlar arasında; B ve C vitaminleri, glikoz, kalsiyum, demir, fosfat, sodyum, potasyum, magnezyum, manganez, bakır, kükürt gibi çok çeşitli maddeler yer alır.

    İnsan vücudu doğumdan sonra ilk üç ay süre yetecek miktarda demir ile doğar, üç aydan sonra ise demir takviye edilmesi gerekir. Her gün bir kaşık bal verilen çocuğun demir ihtiyacı, tabii bir besinle karşılanmış olur.

    Yapılan araştırmalar balın kalp ve karaciğer hastalıklarına, böbrek hastalıklarına, göz hastalılarına, uykusuzluğa, solunum iltihaplarına, cilt hastalıklarına, yanıklara iyi geldiğini ve sakinleştirici bir etkisi olduğunu göstermiştir.

    2) Hz. Peygamberimiz kuşluk vaktinde, 7 tane Acve hurmasını, inek sütü ile birlikte kullanırdı. Acve hurması muazzam bir meyvedir. Acve ile ilgili hadisler şöyledir.

    “Kim sabahları yedi tane Acve hurmasından yerse, o gün ona zehir ve sihir tesir etmez.”

     “Acve cennettendir ve zehre karşı şifadır.”

7715_Medine-Acve-Hurma-250-GR_1380_1

    Ahmet Altun, zehirli kimyasal maddelerin işlendiği fabrikalarda çalışan ve kurşun, asit gibi zehirli maddelere maruz kalan çalışanlar üzerinde yapılan deneylerde bir ay süreyle günde 7 tane Acve hurması yiyenlerin zehre karşı direnç kazandığını kaydetmektedir (2006). Acve zehre karşı koruyucu bir görev yapmakta ve zehri yok etmektedir. Acveyle ilgili hadiste belirtilen bir diğer yön sihre karşı koruyucu olduğuydu. Araştırmalara göre Acve hurması, sindirildiğinde on iki saat için, vücutta görünmeyen, ancak özel tasarlanmış ölçüm araçlarıyla algılanabilen mavi bir hat oluşur. Sihrin etkileyemediği tek renk ise mavidir. Mavi renk sihri bozar. Acve ile vücutta oluşan bu koruyucu mavi hat, nazara karşı gözlerin vereceği olumsuz enerjiden de korumaktadır.

    3) Hz. Muhammed, öğle vaktinden sonra bir kaşık zeytinyağına iki damla sirke katar ve onu arpa ekmeği ile yerdi.

    Amerikalı Dr. Andria Wheel, “İdeal Bir Sağlık İçin 8 hafta” kitabında sekiz hafta boyunca alınan sirke ve zeytinyağının kanseri tedavi ettiğini ve kendisinin de kemik kanserinden bu şekilde kurtulduğunu belirtmektedir. Çünkü kanser hücresi hızla yayılmasına rağmen zeytinyağı hücrenin çoğalmasını ve büyümesini engellemekte, kontrol altında tutmaktadır. Zeytinyağının bir başka özelliği vücuttaki yağları yakması ve yağları yok eden tek yağ olmasıdır. Sürekli kullanılması hâlinde kolesterolü yok eder. Karaciğerde biriken yağları eritir. Sirke ise damar sertliğini önlemektedir. 2 ay öğlenleri bir kaşık zeytinyağına üç damla elma sirkesi damlatarak yendikten sonra yapılan kan tahlilinde HDL’nin iyi olan kolesterol normal değerinin (40–80) arttığını kolesterolün de düştüğünü görmek mümkündür. Siz de uygulamadan önce ve sonra tahlilinizi yapın ve farkı görün.

indir

    4) Hz. Muhammed ikindiden sonra bir havuç ve birkaç tane maydonoz yerdi.

    Havuçta iki çok önemli antioksidan madde bulunur: karotin ve lecoben. Bu iki müthiş antioksidan madde genetik yatkınlığınız olan hastalıkları on yıl geciktirir. Havuç ayrıca hem göz sağlığı için hem de hafıza için önemli bir sebzedir. Maydanoz ise en zengin C vitamini kaynağıdır ve böbreklerde taş oluşumunu engellemektedir.

    5) Akşam yemeğinde Hz. Muhammed, yoğurt ve arpa ekmeği yer ve akşam yemeğinin terk edilmesi hâlinde vücudun yorgun düşeceğini söylerdi. Akşam yenilen yoğurt, sindirim sisteminde mayalanmaya neden olur ve böylece vücut için gerekli olan vitaminler sağlanmış olur.

    Yüce Peygamberimizin beslenme stilini bilgimiz dahilinde anlamaya ve anlatmaya çalıştık.

    Sevgi ve dostlukla kalın.

    Dr. Habib Demirel

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Geçmişinizde,  Geleceğinizde Yüzünüzde Saklı.Kaderinizi Yüzünüzden Fizyonominizden Öğrenebilirsiniz. " Kaderden Aşka Yüzdeki Gizem" Programını Her Hafta Cumartesi Günleri Saat 11:00 ile ...
Daha Fazlasını Oku
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım, kış vakti çoluk çocuk hastalanmasın, aman evde birbirine bulaştırmasın diye, iki çocuğuna, kendisine ve eşine grip ...
Daha Fazlasını Oku
Beslenmemizde bazı yiyecekleri ön plana alarak psikolojik iyilik hâlini sağlamak, moralimizi yükseltmek mümkün. Özellikle mens (regl) dönemlerinde olan bayanlar, hormonal ...
Daha Fazlasını Oku
Doğu Edebiyatının en güzel, en efsunlu örneklerinden biridir Binbir gece masalları… Masal içinde masal dinleriz. Ancak esas masal, Şehrazad ile ...
Daha Fazlasını Oku
"...Sevgi neydi ? Coşkun akan dere, sonbahar rüzgarıyla ürperen yapraklar, cama vurup dağılan yağmur damlaları, bir yürek çarpıntısı? Sonunda coşkun ...
Daha Fazlasını Oku
20. yüzyılın en trajik ve etik ihlâllerle dolu deneyi...Bir yanda 6 aylık masum bir bebek, diğer yanda hırslı bir doktor ...
Daha Fazlasını Oku