• Donald Trump Gerçekleri

Mevlevilerde Sema ve Beyne Yansıması

Sol beynin tekil unsurlar üzerindeki ayrıntılı analitik tahlilleri sağ beynin bütüncüllüğü ile anlam kazanmaktadır. Dil yetisi -kendi kendine konuşma dâhil- sol beyin ihtisasına girmektedir. Bu yüzden konuşurken, beyninizdeki kan akışı sol beyninize doğru olur. İnsanların %95’inde konuşma yetisi sol beyindedir. Bebeklerin ilk seslerini çıkarmaları yine bu sol beyinle olduğu için bebekler genellikle ağızlarının sağ tarafıyla daha fazla hareket yaparlar (Winston, 2012). EEG kayıtlarından da görülmektedir ki konuşurken beta dalgaları sol beyne hâkim olmaktadır. Bu yüzden konuşmayı durdurmak, sessizlik oruçları sağ beyni açmaktadır. Ayrıca belli bir bedensel hareketi yaparak (sufiler gibi), mekânsal bir imgeye odaklanarak ve aynı kelimenin dil kullanılmadan içten tekrar edilmesi ile sağ beyin aktive olmaktadır (Ornstein, 2004). Konuşmamak, sol yarım küreyi baskılayan ve sağ beyni harekete geçiren çok önemli bir “eylemsizlik”tir.

Sağdan sola dönüşle ilgili evrende görülmemiş bir beşeri dans vardır. Robert Ornstein’in aktardığı Stanley Glick’in laboratuar ortamında yaptığı deneylerde kadınların ve erkeklerin sağdan sola doğru döndüğü tespit edilmiştir. Sadece insanlar değil, bitkiler, hayvanlar da sağdan sola dönmeye eğilimlidir. Beyin temelli öğrenmede sağdan sola doğru bir yazı dizgesi kullanılmaktadır. DNA molekülleri, beynimiz, Dünyamız da sağdan sola dönmektedir. Müslüman hacılar Kâbe’yi tavaf ederken ve Semazenler sema yaparken sağdan sola doğru dönerek bu beşeri dansa katılmaktadır.

Konuşmacının yüz ifadesi, sima tanıma, jest, mimik, beden dili ifadeleri, sözel olmayan ipuçları ve kişileri birbirinden ayırma da sağ beyin ihtisasındadır. Sağ beyin hasarı sonucu oluşan prosopagnozi adlı bozuklukta, Damasio, Tranel ve Damasio’nun aktardığına göre bırakın yakınlarımızı kendi yüzümüzü bile tanıyamayız (1990). Sağ beyin hasara uğradığında, bu iş sol beyne kalır ancak, tekil unsurlara odaklanma konusunda ihtisaslı olan analitik sol beynimiz milyonlarca detayı birleştirip bütüncül bir görüş elde edemez.

Sezgisel olan sağ beynimiz ağlamaklı ya da neşeli olan sesi tanır hatta en ufak bilgi kırıntılarını dahi kaçırmadan bu mesajları algılar. Mecazları, kinayeleri, laf dokundurmaları ve fıkraları anlayabilir. Tehditkâr ya da dostane bakışları bilir. Doğum öncesi dönemde ve çocuk okula başlayıncaya kadar başat olan sağ beyinden dolayı henüz çok küçük olan bebekler bile yüz ifadelerine, ses tonlarına göre farklı tepkiler vermektedir. Müzik üretme ve algılama da sağ beynin tahakkümünde gerçekleşmektedir.

Robert Ornstein, dini geleneklerin aslında bir akıl eğitimi dizgesi olduğunu bildiriyor. Bir dinin ya da öğretinin uygulayıcıları düşük tınılı ilahiler dinlerler, sessizce ya da belli bir ritme uyarak bazı deyimleri tekrarlarlar. Nesneye yoğunlaşma eylemleri yaparlar. Bu öğretilerin hepsinde az konuşmak ya da sessizlik önemlidir. Konuşma faaliyetini baskılayarak, hayatın anlamı üzerine düşünürler ve genel sibakı anlamaya çalışırlar. Hayattaki rollerinin ne olduğu, yaşama nasıl bir anlam yüklenmesi gerektiği ve yaşama dair pek çok konu üzerinde düşünürler. Bütün bu eylemler sol beyni baskılayan ve sağ beyni açan tekniklerdir. İşte bu nedenlerden dolayı bu kişilerin sağ beyni diğerlerinden daha faaldir.

       Evreka/ Buluşçuluk/ İnovasyon ve Sağ Beyin

Ardışıklık, neden sonuç ve mantık bağlamında düşünmeyen sağ beyin, sol beyin gibi yargılayıcı, eleştirici ve önyargılı değildir. Bu yüzden sağ beyin için imkânsız yoktur. Sağ beynin buluşçuluğu için güzel bir örnek olan Steve Jobs, “imkânsız diyeni dinleme” ilkesiyle hareket etti ve çalışanlarına da bunu öğütledi. Kendine has sistemi ile sol beyin için anlamsız, saçma, budalaca ve yapılamaz olan şeyleri yapan, buluşçu zihni oluşturan sağ beyindir. Kreatif düşünce ancak sınır nedir bilmeyen sağ beyin ile mümkündür.

Sağ beyin sezgi ve buluşçuluğun membasıdır (Dr. Bruer, 1999). Eleştiremediği ve imkânsızı bilmediği için sağ beyin buluşçudur. Buluşçuluk/ evreka / inovasyonellik için hayal kurmak olmazsa olmaz bir ön koşuldur. Yeni bir ürün ortaya koymak için önce hayal etmek gerekir. Bu yüzden sağ beyin için hayal kurma yetisi gereklidir.

Sağ beyin bir problemle, gerçek bir problemle karşılaşınca devreye girmektedir. Okullarda öğretilen aritmetik sorularının matematikle ilgisi yoktur. Gerçek sorunları ihtiva eden esas matematik sağ beyin ihtisasına girmektedir.

Sağ beyin yönelimli kişiler herkesin gördüğünden daha farklı şeyleri görürler, olayları yerel değil, küresel düşünüp yorumlayabilirler, olguların arka planını başkalarının fark edemediği anlamı, görünenin ötesini görmede mahirdirler.

Sağ beyin tekrar ve ezberlemek yerine yaparak, yaşayarak öğrenebilir. Normal konuşma dili ve teknik yazılar sol beyne yönelik iken kafiyeli ve ritmik olan şeyler mesela şarkı söylemek ya da şiir dinlemek sağ beyne yöneliktir. Sağ beyin uzay algısından nesnelerin iki boyutlu ve üç boyutlu olarak algılanmasından ve farklı açılardan tanınabilmesinden, zihinde döndürülmesinden sorumludur. Farklı parçalardan oluşan bir parçalar toplamını “gestalt” olarak algılayan, başka şeylere, insanlara, farklı birtakım yaratıklara benzeten sağ beyindir. Hayallerimizin canlı ve gerçekçi olması da sağ beyin etkinliğine bağlıdır. Çocukların daha görsel, farklı, aykırı düşünebilmeleri ve gerçekçi hayaller kurabilmeleri henüz sol beyinlerinin yeterince gelişmemesinden ve sağ beyin denetiminde düşünmelerinden kaynaklanır. Çocuklar masal, hikâye dinlemeye, ya da kendileri hikâye uydurmaya, hayal kurmaya, rengârenk karakterlerden oluşan çizgi filmler izlemeye, mutfak araç gereçleri, tahta parçaları, çamur gibi malzemelerle oynamaya, bu malzemelerden kendileri farklı şeyler oluşturmaya heveslidir. Sol beyin sağ beyni tahakküm altına almadığı sürece, buluşçu/ inovatif ve evreka olan sağ beyni ile üretmeye, oluşturmaya çalışacaktır.

Sağ beyni anlamada rüyalarımız bize yardımcı olabilir. Uyku sırasında beyin sol beyin hâkimiyetinden kurtulur ve rüya görmemizi sağlar. Sağ beyin neden sonuç ilişkisi içinde ve rasyonel bağlamda düşünmediği için rüyamızda gördüğümüz pek çok irrasyonel şeyi yadırgamayız. Rüyadayken doğaya aykırı olan şeyleri pek tabii ve normal olarak algılarız. Rüyanızda insanların yüzünü değişmiş olarak görebilirsiniz. Uçabilir ya da denizin üstünde yürüyebilirsiniz. Pek çok nesneyi doğada olmadığı hâliyle görür, pek çok ilginç deneyimi yaşar ve yadırgamazsınız.

Uyku esnasında beynimize 0 ve 4 beyin frekansı ile delta dalgası hâkimdir. Beynimizin sol yarısının sağ yakayı denetleyen bir mekanizması olduğunu biliyoruz. Günlük hayatta 13–21 beyin frekansı ile beta dalgası sol beynimize hâkim iken, uyku sırasında bu 0 ile 4 frekansa düşer. Sol beynin etkinliği azalınca sağ beyin kendini gösterir. Hayal olduğunu anlamadan büyük bir gerçeklik içerisinde ama bir o kadar da doğanın kanunlarına aykırı olduğu hâlde yadırgamadığımız rüyalar görebiliriz. Hipnoz uygulamasında da amaç, beyni alfa dalgasına getirmektir. Sol beynin hipnoza girebilmesinin sebebi mantıksal düşünmesi ve ikna edilebilmesinden kaynaklanır. Hipnozdaki kişi sağ beyin denetimindedir. Hilgard, sağ beyin denetimindeki kişinin acıyı hissetmediğini bulgulamıştır. Hipnozdaki kişi aslında acı hissetmekle birlikte bu acıyı ifade edecek olan sol beyin ile iletişim kurulamadığı için acıyı fark edememektedir.

Sağ beyin hasarında kişi, nesneyi aşina olduğu çevre ve şekilde tanıyabilmesine rağmen değişik şekillerde tanıyamaz. Bir kovanın yandan bakınca kova olduğunu bilebilir; ancak yukardan bakınca tanıyamaz. Bu yetersizlik onun ne olduğunu bilmemekten değil imgenin döndürülememesinden kaynaklanır. Şizofrenler de sağ beyin hasarlılar gibi, nesneleri aşina olmadıkları ortamlarda tanıyamazlar. Sağ beyin hasarında nesneyi oluşturan parçalardan biri eksik olduğunda da tanımlama güçlüğü oluşur.

Normal sağlıklı bireylerin her iki kulağına aynı anda iki kelime söylendiğinde sağlak olanlar sağ kulakları (sol beyin) ile dinleme tercihi gösterir. Farklı her iki kulağa müzik sunulduğunda, müzik yetisi sağ beyinde değerlendirildiği için bu kez sol kulak devreye girer.

Müzisyenlerde ise bu böyle işlemiyor. Onlar dinleme yetilerini çok faal olarak kullandıkları için müziği de sol beyinleri ile dinlerler (Duffy, McAnulty ve Schachter, 1985).

 Yaşam boyu sağ ve sol beyninizi beraber kullanmak dileğiyle…..

Dr Habib Demirel

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Geçmişinizde,  Geleceğinizde Yüzünüzde Saklı.Kaderinizi Yüzünüzden Fizyonominizden Öğrenebilirsiniz. " Kaderden Aşka Yüzdeki Gizem" Programını Her Hafta Cumartesi Günleri Saat 11:00 ile ...
Daha Fazlasını Oku
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım, kış vakti çoluk çocuk hastalanmasın, aman evde birbirine bulaştırmasın diye, iki çocuğuna, kendisine ve eşine grip ...
Daha Fazlasını Oku
Beslenmemizde bazı yiyecekleri ön plana alarak psikolojik iyilik hâlini sağlamak, moralimizi yükseltmek mümkün. Özellikle mens (regl) dönemlerinde olan bayanlar, hormonal ...
Daha Fazlasını Oku
Doğu Edebiyatının en güzel, en efsunlu örneklerinden biridir Binbir gece masalları… Masal içinde masal dinleriz. Ancak esas masal, Şehrazad ile ...
Daha Fazlasını Oku
"...Sevgi neydi ? Coşkun akan dere, sonbahar rüzgarıyla ürperen yapraklar, cama vurup dağılan yağmur damlaları, bir yürek çarpıntısı? Sonunda coşkun ...
Daha Fazlasını Oku
20. yüzyılın en trajik ve etik ihlâllerle dolu deneyi...Bir yanda 6 aylık masum bir bebek, diğer yanda hırslı bir doktor ...
Daha Fazlasını Oku