• Donald Trump Gerçekleri

Namazda Sureyi Unutmak veya Tufaya Düşmek

İcrası en zor müzik eserlerini seslendirebilen, dünyanın en iyi sesleri arasında gösterilen opera yıldızı Renee Fleming, artık eskisi gibi şarkı söyleyemiyordu. İçinden bir ses “dikkatli ol, bunu yapma, şunu yap, dikkat et” diyordu. Nefesi daralıyor, boğulduğunu hissediyordu. Nabız atışı hızlanmıştı. Fleming öyle kötü hissediyordu ki, ikinci sınıf gördüğü şarkıları bile söyleyemez oldu. Ve müziği bırakmak zorunda kaldı.

Spor tarihinin en unutulmaz “boğulma”larından biri golfçü Jean Van de Velde’nin başına gelmişti. On yedi delikte kusursuz bir oyun çıkaran Van de Velde on sekizinci atışta isabetli olursa dünyanın en saygın golfçülerinin arasına girecekti. Konsantre oldu, dikkatini azamiye çıkardı. Kendisine “şunu yap, bunları yapma” şeklinde komutlar vermeyi ihmal etmedi. On sekizinci deliğin stresini öyle yoğun yaşadı ki ideal atışı bir türlü yapamadı. O günden beri hiçbir önemli turnuvada en iyi on listesine giremedi. Van de Velde’nin golf kariyeri bitmişti. Üst üste iki hata bile yapsa kazanacakken Van de Velde düşünmekten kendini alıkoyamadı ve kaybetti. 1999’daki bu turnuvadan sonra bir daha hiçbir önemli turnuvada ilk ona girmeyi başaramadı. Düşünmek genç golfçünün golf hayatının sonunu getirmişti.

Benzer bir durumla, namaz kılarken karşılaşıyoruz. Eğer okuduğunuz sureyi/ duayı anlamıyla beraber öğrenmediyseniz, anlamını düşünürken unutma yaşayabilirsiniz. Ya da çok iyi bildiğiniz bir şiiri okurken, benzer bir durumla karşılaşabilirsiniz.

Bu duruma “tufaya düşme/ boğulma” denir. Bir alanda deneyimli ve usta olan kişiler başarılı olmak için gereken hareketleri artık otomatik olarak yapabilirler. Yılların deneyimi sonucu otomatikleşen davranışlar, artık düşünmeden yapılabilir hale gelir. Bu süreçler artık motor hareketler haline gelmiştir.

Alnımızın arkasına yerleşmiş olan düşünme, seçenekleri tartma ve karar verme işlevlerinden sorumlu Prefrontal korteks, düşünmeden alınan bu kararlara müdahale ettiği zaman dopamin nöronları hiç gereği yokken tahminlerde bulunmaya çalışır, bocalar ve tufaya düşme /boğulma denilen durum yaşanır. Boğulma, akılcılığın yanlış yerde kullanımına en güzel örneklerden biridir.

Fazla düşünme, sadece motor hareketleri değil, test performansını da olumsuz yönde etkiler. Standford’da lisans öğrencilerine yüksek lisans sınav sorularından seçilerek oluşturulmuş bir test ile doğuştan gelen genel zekâ puanı ölçüleceği söylendiğinde, siyahî öğrenciler, beyaz öğrencilere nazaran ciddi oranda düşük puan aldılar. Aynı deney başka bir gruba, bunun bir zekâ testi olmadığı, sadece bir hazırlık testi niteliğinde olduğu söylenerek uygulandığında ise, siyahî ve beyaz öğrenciler arasında fark yoktu. Peki, bu nasıl oluyordu? İlk gruptaki siyahî öğrencilerin puanları neden çok düşüktü? Bunun nedeni, öğrencilerin, “siyahilerin yeterince zeki olmadığı” gibi yanlış bir stereotibi hatırlamaları ve kaygılanmalarıydı. Kaygı başarısızlık getirmişti.

Bir şey öğrenirken frontal korteks[1], bazal ganglia[2] ve serebellum[3] işbirliğiyle hareket eder. Ancak zamanla o işte ustalaştıktan sonra frontal korteks; bazal ganglia ve serebellumun o işi kendisi olmadan da yapabildiğini görür ve sessizce çekip gider. Bu, dans etmeye benzer. Çok kontrollü insanlar dans edemezler. Çünkü düşüncenin karara dönüştüğü alan frontal korteks kişiyi sürekli denetlerken dans etmek adeta içinden çıkılmaz bir törene dönüşür. Ne kadar uzun süre pratik yaparsanız, o aktivite alt beyin bölgelerinize o kadar yerleşir ve artık siz otomatik olarak düşünmeksizin o eylemi yapar hâle gelirsiniz. Bu noktada kural şudur ki, ne kadar çok pratik yaparsanız o kadar ustalaşırsınız. Futbolcular, tenisçiler, golfçüler ya da atletler, bu yüzden bıkmadan antrenmanlara devam ederler. Uzmanlaşmış olan bazal ganglia ve serebellum aktivitesine frontal lob yeniden müdahil olup, uzmanlaşmış olduğu süreçleri yeniden düşünür, irdelerse; bam telinin koptuğu andır. Çünkü tıpkı yeni öğrenmeye başladığınız zamanki gibi motor bölgeler, uzmanlaşmış olmalarına rağmen başarılı performans gösteremezler.

Sporcuların yaptığı en büyük yanlışlardan biri de yendikleri rakiplerini küçümseyerek performanslarını azami düzeyde kullanmamaları sonucu yenilmeleridir. Bundan sonraki süreçte aynı rakipleriyle karşılaştıklarında azami performanslarını gösterseler dahi, olay bazal gangliyon ve serebellumdan düşünme ve karar merkezi olan frontal alana kaymıştır. Bu sebeple oyun ve yetenekleri profesyonellikten amatör seviyesine indirgenmiştir; başarılı olmaları çok zordur.

Selam ve muhabbetle.

Dr. Habib Demirel

[1]Frontal lob: Beynin ön kısmının genel adı. Muhakeme ve dürtü kontrolü yapan, karar verici bölge.

[2] Bazal ganglia: Hareketlerimizi değiştirme ve düzenlemede rol alır.

[3]Serebellum (Beyincik): Dengeli duruşu sağlayan organ.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Geçmişinizde,  Geleceğinizde Yüzünüzde Saklı.Kaderinizi Yüzünüzden Fizyonominizden Öğrenebilirsiniz. " Kaderden Aşka Yüzdeki Gizem" Programını Her Hafta Cumartesi Günleri Saat 11:00 ile ...
Daha Fazlasını Oku
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım, kış vakti çoluk çocuk hastalanmasın, aman evde birbirine bulaştırmasın diye, iki çocuğuna, kendisine ve eşine grip ...
Daha Fazlasını Oku
Beslenmemizde bazı yiyecekleri ön plana alarak psikolojik iyilik hâlini sağlamak, moralimizi yükseltmek mümkün. Özellikle mens (regl) dönemlerinde olan bayanlar, hormonal ...
Daha Fazlasını Oku
Doğu Edebiyatının en güzel, en efsunlu örneklerinden biridir Binbir gece masalları… Masal içinde masal dinleriz. Ancak esas masal, Şehrazad ile ...
Daha Fazlasını Oku
"...Sevgi neydi ? Coşkun akan dere, sonbahar rüzgarıyla ürperen yapraklar, cama vurup dağılan yağmur damlaları, bir yürek çarpıntısı? Sonunda coşkun ...
Daha Fazlasını Oku
20. yüzyılın en trajik ve etik ihlâllerle dolu deneyi...Bir yanda 6 aylık masum bir bebek, diğer yanda hırslı bir doktor ...
Daha Fazlasını Oku