• Donald Trump Gerçekleri

Etiket: Nefs

«Senin canın bizden ve benden kurtulmuştur;
Ey erkekte ve kadında olan latif ruh!
Vakta ki erkek ve kadın bir olur, o bir sensin.
Vakta ki birler mahvoldu, oncağız sensin.»
Seyit Ahmed Bedevi Hz.

Sunu1

Bir önceki yazıda sevgiden bahsetmiştik,
aşkın nörobiyolojisinden konuşmuştuk. Ancak o “kainatın özü” dediğimiz aşk’ın aşkın yanı anlatılmazsa şüphesiz eksik kalır. Aşk deyince benim aklıma gelen ilk kavramlardan biri anima animus. Peki ya nefs nedir? Dişil midir yahut erkeksi midir? Nefsten yaratılan ve birbirini tamamlayan şeyler nelerdir?

Carl Gustav Jung ve Anima & Animus
İsviçreli Carl Gustav Jung’un psikoloji dünyasına kazandırdığı “arketip” terimi, psikoloji literatüründe bilinç içeriklerini düzenleyen, değiştiren ve geliştiren yapılar olarak tanımlanır. Jung’un tanımladığı arketiplerden dördü diğerlerinden daha fazla öne çıkmıştır: persona, anima, animus, gölge ve ben.
Jung’a göre insan karşı cinse ait niteliklere de sahiptir. Anima arketipi erkek psişesinin kadın yönü, animus arketipi ise kadın psişesinin erkek yönüdür. Bu arketipler insanın karşı cinsi anlayabilmesine yardımcı olmuştur. Uyumlu bir insanda karşı cinse ait yönler davranışlara da yansır.
Jung’a göre her erkek, evlenmek için kendinde doğuştan var olan kadın imgesine (anima) uyan kişileri tercih eder. Kadın ise kendi animusuna uyan erkeklere yönelir.

Nefsin Cinsiyeti

Zümer 39/6
Sizi bir tek nefsten yarattı; sonra ondan onun zevcini ( eşini) varetti.
Nisa 4/1
Ey insanlar! Sizi bir tek nefsten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun.
Araf 7/189
Sizi bir tek nefsten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah’tır.
Zariyat 51/49
Biz her şeyden çift yarattık.

Nefs kelimesi dişil bir kelimedir. Anne, (istisnalar dışında) insanlıkla ilk teması temsil eder. İnsan için anne ilk varoluş adasıdır. İçimizdeki dişi formulasyonun doğumu anne temel yapısı üzerine inşa edilmiştir.

Her insanın dışarıda bir annesi ve iç dünyasında subjektif değerlendirmeler üzerine kurulmuş bir iç annesi vardır. İşte bu iç anne tarafından kişinin hayat boyunca yaşadığı tecrübeler ışığında, yaşamındaki kadın çağrışımları beraber değerlendirilerek bir dişi iç gerçeklik oluşur. Bu dişi varlığımız, diğer ismiyle “anima”mız öncelikle ilk yaratılmadaki iç anne; şefkati, merhameti, sığınılacak yerdeki huzur melodilerini oluşturur. Ancak yaşamımızdaki kadın çağrışımlarıyla beraber karışım bir paket melodi haline döner. Bu karışım melodiye Rabbimizin öğüt yüklü öz melodisi etkimeye başlarsa “Âdem” gibi insan olmaya başlarız. Öz melodi etkimezse içimizde dikotomi yaşayabiliriz. Sevgi ve nefreti bir arada yaşayabiliriz. Anima hem müspet hem menfi yönler taşır. İşte bu iç zıtlık nedeniyle karşılaştığımız kadın dünyasını ikiye bölerek ilişki kurarız.

Kişi eğer kadınsa diğer kadınlar ile genel bir rekabet haline girer veya bazı kadınları idealize ederek onların etkisine girebilir (Ünlü hayranlığı gibi). Kişi eğer erkekse bir türlü sırrını çözemediğimiz bu “anima”yı çevresine bir kadın üzerinde yansıtır, onu yüceltir, ona aşık olur veya tam tersine ondan nefret edebilir. Aslında dışarıda yansıttığımız insanlar bizim içimizdeki karışım “anima”mızdır. Gelişimini tamamlamamış anima / animusun insan ilişkilerinde neler yapabileceğini tahmin edebiliyoruz. Zaman zaman eşyaya, tabiata hoyrat davranış gösterdiğimiz gibi kendi kendimizden de nefret eder, insanlara yaptığımız yansıtmayı maalesef bazen Rabbimize karşı da gösterebiliriz. Demek ki en asli nefsani yapımız olan dişil yönümüzün önce artı ve eksi yönlerini birleştirmeli ve tevhidi yaşatmalıyız.

Genetikte Cinsiyet Nasıl Belirlenir?

fft99_mf1090934

İnsanda 23 çift (46) kromozom bulunur. Bunlardan 22 çifti vücut yapısı ve genel doku inşası ile ilgilidir. Bir çifti ise XX (dişi) veya XY (erkek) şeklinde farklı kromozom çiftleridir. Bunlar cinsiyetin dişi veya erkek olmasını belirleyen genleri taşırlar. Çocuğun cinsiyetini belirleyen iki hormon olan östrojen veya testosterondan hangisinin salgılanacağını kadın yumurtası ile birleşen ve onu dölleyen erkek sperminin çeşidi belirler.

Çünkü erkek spermleri dişil (X) ve erkek (Y) kromozu taşıyıcı olmak üzere iki çeşittir. Bunlardan X kromozomlu spermin hızı Y kromozomlu spermden daha yavaş ve uzun ömürlüdür. Eğer döllenme sırasındaki spermin yoğunluğu hızlıysa Y ile yumurta hücresi döllenir ve cinsiyet erkek olarak belirlenir; diğer taraftan X olursa cenin dişi olur, dolayısıyla dominant olan erkeğin spermidir.

İnsan embriyosu yaşamın ilk haftalarında henüz cinsel bir farklılaşmaya uğramamıştır. Gonadlar da başlangıçta her iki cinsiyette de aynı durumdadır. Daha sonra dış cinsiyet organlarının gelişeceği yerde erkek organını andıran bir şişkinlik ile dişi organını andıran bir çukur göze çarpar. Belirgin bir farklılaşma, gebeliğin ikinci ayının sonlarına doğru başlar. Bu sırada erkek embriyoda androjenlerden biri olan testosteron hormonu üretimi görülür. Bu da cinsiyet bölgesi şişkinliğini yavaş yavaş erkek cinsel organına dönüştürür. Müllerien İnhibe Edici Hormon ise dişi üreme organlarını yok edip erkek üreme organlarının oluşmasına olanak tanır. Kadınsı tipteki davranışı ilgilendiren beyin devrelerini bastırır. Cinsiyet organları, erbezi görünümü kazanır ve doğumdan önceki birkaç hafta içinde torbaya inerler.

Erkeklerde doğumdan önce bu testosteron üretimi olmazsa cinsiyet organlarının anatomik gelişimi tam gerçekleşemez. Dişi bir embriyo için fazladan yeni bir hormon salgılanması gerekmez. Zaten dişi iç ve dış cinsiyet organları hiçbir özel ya da ek unsura gerek duymaksızın oluşumlarını kendiliğinden sağlarlar. (Bundan dolayı da dişilik cinsiyeti temel, birincil cinsiyet olarak kabul edilir). Androjenlerden gelen herhangi bir özgün uyarı olmadığı için henüz farklılaşmamış durumdaki cinsiyet organları yumurtalıklara dönüşürler. Embriyonun cinsiyet bölgesindeki şişkinliğinden de klitoris gelişir. Öte yandan, oluşum sürecinde vulva girişi ve iç dudağın meydana geleceği kanal, biraz daha derinleşerek açık kalır.

Kadının ve Erkeğin Yaratıldığı Öz, Nefs Nedir?
Nefs, anılan şeyin maddi ve manevi unsurlarıyla birlikte “kendisi, zatı, özü” manasına gelir Nefs, tatmin, rıza, yalvarma, korku, yatışma, fedakarlık, hile, haset, pişmanlık ve vesvese ile nitelenir. İman ve küfür, hidayet ve dalalet, günah ve takva, ödül ve ceza ile alakalı kullanılır.

Nisa 4/1
Ey insanlar! Sizi bir tek nefsten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun.
Zümer 39/6
Sizi bir tek nefsten yarattı; sonra ondan onun zevcini ( eşini) varetti.
Araf 7/189
Sizi bir tek nefsten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah’tır.
Zariyat 51/49
Biz her şeyden çift yarattık. Umulur ki, iyice düşünürsünüz.

Geleneksel tefsir bu ayeti Eski Ahid ışığında okuyarak Âdem’in eşinin, Âdem’in bedeninden yaratıldığını söyler. Oysaki “Kadın kürek kemiğinden yaratılmıştır.” hadisi tevatür olmayıp vahit olan bir hadistir. ( Yani tek bir  sahabi tarafından nakledilen bir hadistir.) İmam Müslim ise konuyu “Kadın kürek kemiği gibidir.” şeklinde yorumlayarak bunun bir mecaz, metafor olduğunu aktarmıştır. 

Sufizmde “nefs” duyguların ve kabiliyetin yerleştiği bir zemin, bir yönüyle de mücadele edilen düşman olarak görülmüştür; nefs, insanın yaşamını, hayatını sürdürebilmesi, yemesi içmesi ve nihayetinde Yaratanını bilmesi için yaratılmıştır. Ruhun bu vazifelerini yerine getirebilecek bir parçası, bir aygıtıdır.

Bu ayetlerde insanın yaratılışı ve yaratıldığı kaynağın ne olduğunun tespiti yapılmaktadır. Birçok müfessir “nefs” kelimesinin Hz Âdem olduğunda ittifak etmiştir. Ancak bazı müfessirlere göre de “nefs” kelimesi dişildir. Ayette kastedilen “nefs”te Âdem ile eşinin aynı cevherden, ayrı ayrı yaratılmış olmalarıdır veya nefsten tamamlayıcı eşinin yaratılmasıdır.

Ali İmran Suresi’nin 59. ayetinde “Adem’i topraktan yarattı.” Nisa Suresi’nde “bir nefsten yaratılma” diğer taraftan Enbiya Suresi’nin 30. ayetinde “Her canlıyı sudan yarattık” ibarelerinde görülmektedir. Bununla birlikte “nefs” kelimesine ahiretle ilgili ayetlerde de rastlanmaktadır. Böylelikle bedene ait kavramların dünyada kaldığı ancak ruhun parçalarından olan “nefs”in ölüm sırasında ruhun ölümü tadan bir parçası olduğu anlaşılabilir.

Ayetlerde Nefs Kavramı ve Nefsin Dönüşümü
Nefs kelimesi Kuran’da yaratılışla ilgili olarak geçtiği ayetlerde insanın özünü, cevherini ifade ederken Yusuf Suresi’nin 68. ayetinde “İçindeki” bir dileği açığa vurmuş oldu”; Araf Suresi 205, Ahzap 37, Taha 67, ayetlerinde ise iç/içinde manasıyla kullanılmıştır.

Nahl Suresi’nin 111. ayetinde ise “Birgün her (kes) nefs gelir, kendi (canını) nefsini kurtarmak için uğraşır. Ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlara asla zulmedilmez” şeklinde verilmiştir.

Bakara Suresi 48. ayetinde de nefs kavramı kimse, kişi manasında kullanılmaktadır. Şems Suresi 7, 8, 9 ve 10. ayetlerde de benzer şekilde ifade edilmektedir.
(7) “Nefse ve onu düzenleyene yemin olsun.”
(8) “Nefse kötüye ve iyiye açık olmasını ilham etti.”
(9) “O nefsi tertemiz yapan kişi kesinlikle kurtuluşa ermiştir.”
(10) “Onu alabildiğine örten kişi de elbette ziyana uğramıştır.”

Hicr 15/ 28-29 Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş)
Ve düşün o vakti ki, Rabbin meleklere: «Ben, kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.
Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın.
Rabbin Melâikeye dediği vakit: Haberiniz olsun ben bir çamurdan bir beşer yaratmaktayım.
Onu şekillendirip ruhumdan ona üfledim mi, derhal ona secdeye kapanın!»

Taha 20/116-117 Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş)
Ve o vakti düşün ki, meleklere: «Adem için secde edin!» dedik, hemen secde ettiler; ancak İblis dayattı.
Bunun üzerine Biz de: «Ey Adem, haberin olsun, bu, sana ve eşine düşmandır; sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra mutsuz olursun.

Ali imran 3/59
Doğrusu Allah katında İsa’nın durumu Adem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı sonra da ona: «Ol!» dedi. O da hemen oluverdi.

ALİ İmran Suresi 3/ 42
Hani melekler: “Ey Meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz yarattı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı.

Sevgi ve dostlukla.

Kaynakça
Jung, C. G. (2001), Dört Arketip, İstanbul: Metis Yayınları
Demirel, H., Erdem, N. (2013), Aklın Kör Noktası, İstanbul: Hayat Yayınları
Çişti, M. (2013), Sufi Tıbbı, İstanbul: İnsan Yayınları
Ragıp el Isfahani: Müfredat
Elmalılı Hamdi Yazır: Kuran Meali
Diyanet Vakfı: Kuran Meali
Mustafa İslamoğlu: Hayat Kitabı Kuran
Bayraktar Bayraklı: Kuran Tefsiri
Hormonların Rolü: ADDED, July 25, 2011

Makale

Geçmişinizde,  Geleceğinizde Yüzünüzde Saklı.Kaderinizi Yüzünüzden Fizyonominizden Öğrenebilirsiniz. " Kaderden Aşka Yüzdeki Gizem" Programını Her Hafta Cumartesi Günleri Saat 11:00 ile ...
Daha Fazlasını Oku
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım, kış vakti çoluk çocuk hastalanmasın, aman evde birbirine bulaştırmasın diye, iki çocuğuna, kendisine ve eşine grip ...
Daha Fazlasını Oku
Beslenmemizde bazı yiyecekleri ön plana alarak psikolojik iyilik hâlini sağlamak, moralimizi yükseltmek mümkün. Özellikle mens (regl) dönemlerinde olan bayanlar, hormonal ...
Daha Fazlasını Oku
Doğu Edebiyatının en güzel, en efsunlu örneklerinden biridir Binbir gece masalları… Masal içinde masal dinleriz. Ancak esas masal, Şehrazad ile ...
Daha Fazlasını Oku
"...Sevgi neydi ? Coşkun akan dere, sonbahar rüzgarıyla ürperen yapraklar, cama vurup dağılan yağmur damlaları, bir yürek çarpıntısı? Sonunda coşkun ...
Daha Fazlasını Oku
20. yüzyılın en trajik ve etik ihlâllerle dolu deneyi...Bir yanda 6 aylık masum bir bebek, diğer yanda hırslı bir doktor ...
Daha Fazlasını Oku